Japonya'da saf olmamalısın

mehmet123mehmet123 Member
kategorisi FetişAlem

Benim adım Mert, 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Geçen yaz internetten Japon bir kız ile tanıştım. Adı Himari, bu tanıştığım uygulama üzerinden birbirimize bir söz verdik o İngilizcesini geliştirmek için Türkiye'ye gelecekti ben ise Japoncam için Japonya'ya gidecektim. Birbirimizde kalacak ve diğerinin rahat etmesini 3 ay boyunca sağlayacaktık yani yaz ayı boyunca. İlk önce benim Japonya'ya gitmemde ısrar etti bana Japon kültürünü tanıtmak için çok hevesli olduğunu ve Japoncamın inanılmaz zayıf olması sebebi ile gelişmesi gerektiğini söyledi. Benim Japoncamın aksine Himari'nin Türkçesi gayet iyiydi ama daha iyisini istiyormuş. Bu kış hem okuyup hep çalışarak para biriktirdim ve yazın ilk iş Japonya'ya gittim. Zaten orada Himari bana pek para harcatmazdı eminim. Beni havaalanından annesi Suzuki ve kız kardeşi (19) Yui ile aldılar. Ben varır varmaz Nihon e yōkoso dedi Himari ve annesi ile kız kardeşini tanıttı. Annesi ve kız kardeşi hafifçe eğilip kendi isimlerini söylediler ve Türkçe ''hoş geldin'' dediler. Benim için Türkçe bir kelime öğrenmiş olmaları acayip hoşuma gitti ve ''Arigatō'' dedim. Annesinin hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi ancak Yui pek oralı olmadı. Aralarında Japonca birkaç şey konuştular sadece ''ev,gitmek'' kelimelerini anladım ve arabalarına atlayıp evlerine gittik. Evleri animeler deki gibi bahçeli ancak biraz daha küçük bir müstakil evleri vardı. Himari'nin dediğine göre babalarını uzun zaman önce kaybetmişler. Bana odaları gösterdiler, Suzuki-sama yemeği hazırlamıştı (Himari annesine sama eki ile seslenmemi söyledi bu Japonya'da saygı eki imiş ve böyle seslenilmesi gerekiyormuş). Oturdum ve geleneksel bir Japon yemeği bekledim ancak önüme sadece yosun çorbası geldi ve tadı gerçekten çok kötüydü. Ancak ayıp olmasın diye kasenin tamamını bitirdim yalnız kafama takılan şey çorbayı sadece ben yiyordum diğerleri pirinç ve balık yiyorlardı. Sebebini Himariye sorduğumda ise Suzuki-samanın benim için özel kültürel çorba hazırladığını ve çok emek harcadığını söyledi. Yemekler bittikten sonra Himariye Japonca nasıl elinize sağlık denildiğini sordum o da bana annesinin önünde eğilip ''Oishikattadesu arigatō'' demem gerektiğini ve kafamı ayak parmaklarına değdirmem gerektiğini çünkü benim yabancı bir ülkeden geldiğimi ve bu bölgedeki geleneğin bu olduğunu söyledi. Garipsemiş olsam da sonuçta misafirdim ve aksini yapmak ayıp olurdu. Dediği gibi yaptım ve Yui kahkahalara kapılıp inu inu diye bağırıyordu. Suzuki-sama bir ayağını kaldırıp başımın arkasına koydu ve kıkırdayıp inu dedi. Himari yanımıza yaklaşıp bana annesinin teşekkürüme karşılık verdiğini söyledi. Daha sonra sofrayı toparladık ve odalarımıza geçtik ancak kafamda sürekli buranın âdetlerinin ne kadar garip oldukları vardı. Ben Himari'nin odasında kalacaktım ancak kendisine yatak koymasına rağmen bana sadece yer yatağı yapmışlardı.Açıkçası yatakta yatamamak biraz rahatsız etsede bir şey demedim sonuçta misafirdim ve onların alınmasını istemezdim.


Bu hikayenin uzun sürmesini planlıyorum. Patrenumdan da paylaşacağım umarım bu hikaye desteklerinizi hak eder. İmlamı düzeltmeye çaba harcıyorum keyifli okumalar dilerim. Boş vakit buldukça da devamını yazmayı planlıyorum.

Alico29sansFactory751ArchenemyZop304fetishkoleizmirFlectoOkuyucu1234plaalpMely12Yaga.Reactions.RecordLimit.Plural
Etiketlendi:

Yorumlar

  • BeyabanBeyaban Member

    ”patrenumda paylaşıcam.” Diyerek neyi kastettin dostum.

    Böyle bir sayfa yok sabahtan beri aratıyorum.

  • Bu hikâyenin aslı uluslararası forumlarda themaneloco takma adını kullanan yazara ait. Adı da The Japanese Way. Arkadaş karakteri Türkleştirerek aparmış öyküyü. Umarım full versiyonunu satın almıştır yoksa maalesef bu uyarlaması yarım kalacak zira Türkçesine bakılırsa kendisinin tamamlayacak becerisi yok.

    tenkoAyaksever56
  • tenkotenko Member

    O hikaye tam olarak böyle başlamıyor diye hatırlıyorum. Aparmış değil de %90 oranında esinlenmiş diyelim. Gidişatı değiştirirse iyi bir şey çıkabilir.

  • patreon.com/KinkYazar +18 yazılar paylaşmayı planladığım sayfam

  • o hikayeyi okudum ve kalanını paralı yaptığı için bakamadım malum dolar kuru ben de kendim tamamlamaya karar verdim ancak gidişat neyi gösterir bilemem. Bu sitede ve çoğu sitede detaylı ve uzun hikayeler yazılmıyor artık eskisi kadar ve bunu değiştirmek istiyorum. Detaylı ve düzgün hikayeler yazıp buralara da +18 Hikaye kültürünün sadece dümdüz 31 çekmelik değil bir yandan da merak ettirici ancak biraz da azdırıcı bir şey olduğunu göstermek istiyorum. Yabancılar bunu çok güzel yapıyorlar bence biz de yapabiliriz. Bu arada Türkçem için üzgünüm kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

    fetishkoleizmirArchenemy
  • fetishkoleizmirfetishkoleizmir Member, Vip
    Kasım 1 düzenlendi

    Dizi ve sinemada olduğu gibi fetiş, BDSM hikayede de uyarlama oluyor demek ki. Kim yazmış bilmiyorum ama ben beğendim.

  • takatiki2003takatiki2003 Member, Vip

    Konu çok iyi

  • Açıkçası yer yatağı pekte rahat sayılmazdı ama izlediğim animelerde çoğu Japon'un zaten yer yatağında yattığını görmüştüm. Belki de kültürlerini tam olarak anlamam için yapmıştır. Ben yere kuruldum ve bavulumu da odanın bir köşesine bıraktım. Bu sırada Himari odaya girdi ve yatağına girdi ancak çoraplarını yastığımın tam yanına koydu. Çok hafifte olsa bir koku geliyordu ancak yine ses etmedim.

    -Himari: Eee Japonya'yı beğendin mi?

    -Ben: Evet çok güzel bir ülke.

    -Himari: Beğenmene sevindim yarın seni arkadaşlarımla tanıştırıcam ve kültürümüzü daha çok tanıtıcam.

    -Ben: Çok sevinirim, şimdi izninle biraz yorgunum yatıcam. 

    İzin istemem hoşuna gitmişti bana gülümseyip ''izin veriyorum.'' dedi.

    Ertesi gün yüzümde bir ağırlık ve kokuyla uyandım. Yüzümde bembeyaz ince ve damarlı bir ayak vardı. Aslında ayağı tam göremiyordum ama kokusundan Himari'nin olduğunu anlamıştım ve Himari'nin ayağı tam olarak bu şekildeydi.

    -Himari: Hadi uyan uykucu kahvaltı yapıcaz.

    -Ben:Günaydın

    -Himari:Günaydın,hadi acele et annem geç kalanları sevmez.

    Bu lafın üstüne hemen toparlanıp ayağa kalktım sonuçta evin hanımını kızdırmak istemezdim. Salona geçtiğimde çoktan kahvaltıya başladıklarını gördüm özür dileyip sofraya oturdum.

    Yui annesine bir şeyler söylüyordu annesi de cevap veriyordu Himari'ye ne konuştuklarını sordum

    -Himari: Normalde geç kalanlar ceza alır ve Yui senin ceza alman için uğraşıyor

    Yui'ye baktım ve yüzünde pis bir gülümseme gördüm. Bu sırada Suzuki-sama bir şey söyledi bana ama anlamadım.

    -Himari : Yemekten sonra ceza olarak bulaşıkları sen yıkayacakmışsın .dedi

    Ona sorun değil dedim ve kahvaltımızı yaptıktan sonra sofrayı toparlayıp bir güzel bulaşıkları yıkadım. Suzuki-sama gelip kontrol ettiğinde yüzünde hoş bir gülümseme ile başımı okşadı o sırada mutfağa giren Himari

    -Himari: Biliyorsun seni övdüğü için evin hanımına teşekkür etmen gerekiyor. dedi.

    -Ben : Nasıl?

    -Himari: Önünde dogeza yani tam olarak eğilip parmak uçlarına birer öpücük yerleştirmelisin.

    -Ben: Ama çok saçma neden öyle yapayım ki?

    -Himari: Demek kültürümüz sana saçma geliyor Mert gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Daha açık görüşlü olursun diyordum.

    Himari'yi üzemezdim ve kesinlikle bu güzel insanlara saygısızlık yapmak istemiyordum bu yüzden hemen yere tamamen kapanıp Suzuki-samanın parmak uçlarını öptüm.

    -Suzuki:Anata wa totemo yoku yatta.dedi

    Bunun anlamını biliyordum işi doğru yapmıştım. Ayağa kalktım ve hazırlanıp Himari ile birlikte arkadaşının evine gittik. Bu ev iki katlı ve kocaman bir Japon bahçesi vardı.


    Kapıyı bize böyle bir kız açtı üstünde simsiyah bir tişört, deri ceket , siyah kalın çizgili çorapları ile karşımda duruyordu. Himari ile bir şeyler konuşup bizi içeriye buyur etti. Adı Sara imiş. İçeriye geçtik ve bunlar aralarında konuşmaya başladı çok az anlayabildiğim ve konuşabildiğim için sohbete dahil olamıyordum sadece beni tanıttığını anladım. Sara yanıma gelip kolumdan tuttu ve beni odasına kadar götürdü. Tabii ki Himari'de bizimle geldi. Birlikte Sara'nın yatağına oturduk ve uzun uzadıya sohbet etmeye başladık. Sara soruyor Himari bana çeviriyor ben cevap veriyordum, bazen ülkem hakkında bazense benim hakkımda sorular soruyordu. Sara'nın baya ilgisini çekmiş olmak benim için çok güzeldi ancak Himari sanırım çeviri yapmaktan yorulmuş olacak ki

    -Himari: Ben biraz yoruldum hadi oyun oynayalım

    -Ben: Ne gibi?

    -Himari: Tabii ki bizim ülkemizin oyunlarından birini oynıycaz

    Ben çok heyecanlanmıştım ilk defa Japonların oynadığı bir oyun oynayacaktım.

    -Himari: Kurallar basit şimdi senin ellerini arkadan bağlayıp sana birkaç şey yapıcaz. Pes edersen sen kaybedersin ve bir gün boyunca ne dersek yaparsın ama sen kazanırsan sana özel bir hediye alırız.

    Aklıma hemen özel hediye olarak pahalı bir teknolojik alet geldi ve kabul ettim. İlk olarak ellerimi arkadan bağladılar ve gözlerimi kapadılar.

    -Himari: Şimdi sana ayaklarımızı koklatıcaz ve sen bunun kimin ayağı olduğunu bilmelisin tamam mı?

    -Ben : Başka bir şey oynasak olmaz mı?

    Himari sinirli bir şekilde ''olmaz.'' dedi. Onu daha fazla kızdırmak istemediğim için sessiz kaldım. Burnuma soğuk ve çok hafif şekilde terli kokan bir ayak geldi. Burnumu iki parmağı arasına almıştı. Gülme seslerinden en çok kim gülüyor ise onundur diye düşündüm ve Sara bu Sara'nın ayağı dedi

    -Himari: Watashi no ashideshita

    -Ben : Ne dedin?

    -Himari: Yanlış bildin ve eğer 2 kere daha yanlış bilirsen ceza alırsın

    Cezayı merak etmiyor değildim ama aklım hala ödüldeydi. ''Yolla gelsin.'' dedim. Yine aynı ayak olduğuna emin olduğum bir koku geldi ama sanki biraz farklı da kokuyordu. Bu arada bu sefer burnumu parmakları arasına kıstırmamıştı sadece önümde tutuyordu. Kokuyu daha iyi almak için eğildiğimde ise çekiyordu. Tahmin yürütmem lazımdı artık ve

    -Ben : Yine Himari'nin ayağı bu

    -Himari: Yanlış ikimizin de ayağıydı bu.dedi ve gülmeye başladı.

    -Ben: Ama bu kurallara aykırı. diye mızmızlanınca Sara ayağını ağzıma sokup ''şşşş'' dedi.

    İkisi de bu olaya inanılmaz güldüler ve biraz sonra ayağını ağzımdan çıkardı. Tam bir şey diyecektim ki dudaklarımda parmak hissettim sanırım bu bir uyarıydı. Eğer yine konuşursam ağzıma ayağını sokacaktı. Himari ile aralarında bir şey konuştular ve

    -Himari: Artık Sara'nın ayağının tadını bildiğine göre bu sefer hangimizin ayağını yaladığını tahmin etmene karar verdik unutma bilemezsen ceza

    Cevap vermedim ve beklemeye başladım

    -Sara:Nameru

    -Himari: Yala

    Ben dilimi çıkarıp önümdeki tabanları yalamaya başladım. Bir tık tuzlu ve hafif sirkemsi bir tat alıyordum. Ancak Sara'nın ayağı olup olmadığını anlayamamıştım ve yalamaya devam ettim. Bu sırada Sara'nın kıkırdadığını duydum ve

    -Ben: Bu sefer eminim bu Sara'nın ayağı dedim.

    İki kız gülmeye başladı ve bir anda gözlerimdeki bağı çözdü birisi. Önümde yalamaktan salya olmuş beyaz ve ince bir ayak tabanı vardı. Bu ne yazık ki Himari'nin ayağı idi.

    -Himari: Şimdi ceza vakti hazır mısın?



    Devamı gelecek. Umarım varsa imla hatalarımın kusuruna bakmazsınız ve patreonuma destek olmayı düşünürsünüz. İyi okumalar

    patreon.com/KinkYazar

    Bycekic32IzmirlifeishKölecikplaalpOkuyucu1234mount099sanstoesday1Mely12Densizayak1Yaga.Reactions.RecordLimit.Plural
  • TospickTospick Member

    Güzel, değişik bir hikaye devamı gelsin

    IrohCabbar_01
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .