Finansal köle arıyorum

Kölelik Nedir?

Her ne kadar toplumda açıkça ve gözler önünde yaşanmasa da, “kölelik” toplumda son derece yaygın. Kölenin sahibine sonsuz ve beklentisiz bir aşk ve mutlak bir itaat duygusuyla bağlandığı bir ilişki türü. Sahibini koşulsuz bir itaatle mutlu ederek mutlu olan kişi olarak özetlenebilecek köle insanlara göre, kölelik bir yaşam felsefesi.

Köle insanlar kendilerini ifşa etmediği sürece, onları farkedebilmek mümkün değil. Köleliğin herhangi bir sosyo ekonomik şartı, kültürel altyapısı, mesleki, ailevi, kişisel olarak belirgin bir özelliği yok. Köle insan, çevrenizdeki herhangi biri olabilir, en yakınınızdaki de. Zira kölelik, köle insanla sahibi arasında gizlice yaşanan bir ilişki.

İnsanları, kendilerine görev, emir, ödül, ceza verecek bir sahibin kölesi olmaya iten nedenler psikoloji biliminin konusu. Ama gerçek şu ki, sanal ortamlar, köle insanların, kendilerine sahip bulmak için ortaya çıkmasını sağladı ve bu da kölelik diye bir kavramın varlığını farkedilebilir hale getirdi.

Finansal kölelik nedir?

Finansal kölelik, sahip/sahibe ile köle arasındaki ilişkinin bir versiyonu. Buradaki itaatin karşılığı ise para.

Kölenin sahibine karşılıksız olarak para ödemesi olarak özetlenebilecek bu ilişki türü kimilerine göre klinik bir vaka, kimilerine göre sapkınlık, pek çoklarına göre enayilik. Ancak üçüncü kişiler bu ilişki türünü nasıl değerlendirirse değerlendirsin, finansal köle olmak üzere sahiplerini arayan insanların sayısı şaşırtıcı sayıda.

Sanal ortamlar her tür ilişki gibi, finansal kölelik ilişkisi kurmak isteyenlere de sınırsız bir fırsat sunuyor. Elbette bu sınırsızlık her tür riski de beraberinde getiriyor.

Sanal ortamda kurulan finansal kölelik ilişkisinde yüz yüze tanışma zorunluluğu yok. Köle ile sahip, internet üzerinden iletişime geçiyor ve bu ilişki bununla sınırlı da kalabiliyor. Kölenin arzusu, maddi emir almak, emri yerine getirmek, sıklıkla aşağılanarak ödüllendirilmekten ibaret. Sahip ise kölesine kendisine para, kontör göndermesi gibi maddi çıkarlı emirler vererek, kölesini kendisini madden kullandığını gösterir sözlerle aşağılayarak, banka ekran görüntüleri, harcamalara dair fotoğraflar, yerlere saçılmış nakit fotoğrafları gibi fotoğraflar paylaşarak sahiplik görevini yerine getiriyor.

Köle ve sahibi arasındaki olmazsa olmaz tek bağ güven. Taraflar başkalarıyla evli olabilirler, kölelik ilişkisinin ortaya çıkması halinde sarsılacak kariyerlere sahip olabilirler. Bu ilişkide taraflar birbirlerini ifşa etmezler, birbirlerinin yaşantılarına zarar vermezler, birbirlerine şantaj yapmazlar. Bu, köle - sahip ilişkisinin yazılı olmayan temel kuralıdır.

Tarafları ve ilişkiyi koruyan bu kural elbette köleliği yaşam felsefesi haline getirmiş insanlar için geçerlidir.

Artık hepimiz gerçek dünyanın yanı sıra sanal bir dünyada da klavyelerimizle nefes alıp veriyoruz. Sanal dünyada gerçek bir kişiliğe mi yoksa sanal bir kişiliğe mi sahip olmak istediği ise tamamen kişinin kendisine bağlı. Sanal dünyada kişinin bürünebileceği kimliğin hiçbir sınırı yok. Gerçek dünyada insanı olduğu insan olarak var eden dil, din, ırk, milliyet, sosyal statü, ekonomik varlık gibi sınırlar sanal dünyada tamamen ortadan kalkıyor. Sanal kimlik oluştururken kişinin hayal dünyası ve niyeti belirleyici oluyor.

Hal böyle olunca, internet üzerinden sayısız şekilde dolandırılan sayısız insan hikayeleriyle karşılaşıyoruz. Ne yazık ki duygusal veya cinsel temelli ilişki vaadiyle dolandırılan mağdurların çok azı adalete başvuruyor. Çoğunluk ise, yaşadıklarından duyduğu utanç ve ortaya çıkmasından duyduğu korkuyla sessiz kalıyor.

Finansal kölelik arayan insanlar da sanal dünyada dolandırılmaya son derece açık bir kesim.

Zira herşeyden önce, “finansal kölelik” ilişkisine gerçekte uzak sayısız insan bunu bir “kolay para kazanma yöntemi” olarak görüyor. Zaten temel dürtüsü itaat etmek ve aşağılanmak olan köle insanları maddi olarak sömürmek için sanal sahip rolüne bürünmek için bir klavye ve internette kısa bir araştırma yeterli oluyor. Finansal köleleri kullanarak maddi çıkar elde eden kişiler sahip rolünün gereklerini yerine getirdiği sürece bu ilişki adalet sistemine yansımadan devam ediyor.

Köle insanlar, karşılarındaki sahibin aslında sadece rol yaptığını anladıklarında veya para alan kişi zaten sanal olan hesabını kapatarak ortadan kaybolduğunda dolandırıldıklarını hissetseler de, bu şekilde sahip rolüne bürünmüş kişiyi dolandırıcı ve eylemini dolandırıcılık suçu olarak nitelendirmek hukuken mümkün değil. Zira 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 157. maddesinde dolandırıcılık “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak” olarak nitelendirilmiştir.

Oysa ki, köle sahip ilişkisinin yazılı kuralları ve gerçeği hileden ayıracak açık şartları yok. Bu durumda sahip kimliği taşımadığı halde sahip rolüne bürünmeyi hileli davranış olarak nitelendirmek mümkün olmuyor.

Ancak eylem kimi zaman, sahip rolüne bürünerek köleden karşılıksız para almanın ötesine geçebiliyor ve işte ancak o zaman “suç” niteliği taşıyabiliyor. Zira, köle ile sahip arasında ekonomik alışveriş başladığı anda köle, kredi kartı, banka hesabı, kimlik bilgileri gibi kişisel verilerini de sahip ile paylaşmış ve riskli bir bölgeye girmiş oluyor.

6698 sayılı “Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun” (KVKK) kişisel veriyi “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlıyor. Kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135 ila 140 ıncı madde hükümleri devreye giriyor. Kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirmek, başkasına vermek veya yaymak hapis cezası ile cezalandırılıyor. Kişisel verilerini ilişki kurduğu kişiye kendi rızası ile vermiş olsa da, bu verilerin 3. kişilerle rızası dışında paylaşılması veya yayılması halinde de finansal köle bu yasal düzenlemeden faydalanabiliyor.

Ayrıca kişisel verilerini sahip ile paylaşan köle, bilişim suçlarının mağduru olma riskini de almış oluyor.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “Bilişim Alanında İşlenen Suçlar” başlığı altında düzenlenen bilişim suçları şunlar:

·        Bilişim sistemine girme suçu (TCK m.243),

·        Sistemi Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK m.244),

·        Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu (TCK m.245),

·        Yasak cihaz veya program kullanma suçu (TCK m.245/a)

Kölenin kişisel verilerini ele geçiren kötüniyetli kişiler bu kişisel verileri bilişim suçu işlemek için rahatlıkla kullanabiliyorlar.

Bu suçların mağdurları olan finansal köleler her ne kadar bu yasal düzenlemeden faydalanabilecek olsa da, köle sahip ilişkisi dışında sürdürdükleri temel bir yaşantıları, aileleri, sosyal statüleri ve kariyerleri olan insanların bu şekilde dolandırıldıklarını ifşa edemeyeceklerine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

Bu nedenle finansal kölelik, kötüniyetli insanlara ne yazık ki eşi bulunmaz bir fırsat sunuyor.


Esin Kılıç Avukatlık & Arabuluculuk & Uzlaştırmacılık

Etiketlendi:
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .